11-SİYASETİN SARKACI POLİTİKA

ATEŞ İLYAS BAŞSOY: BU KUMAŞTAN ŞIK BİR ELBİSE ÇIKAR MI?

– Türkiye, 7 Haziran seçimlerine, hangi duygunun yoğun olduğu bir atmosferde giriyor? 

Ulusal duygu yoğunlukları, toplumun bilgiye eşit ve demokratik biçimde ulaşmasıyla mümkün. Türkiye’de böyle bir eşitlik ve demokrasiden bahsetmek çok zor. Toplumun yarısı nesnel bilgiye asla ulaşamıyor. Tek izledikleri iktidar övgüsü yarışına girmiş televizyon kanalları. Bu kumaştan, şık bir giysi çıkartmak imkansız.

– Seçimde partilerin siyasal iletişim yöntemi ve seçim kampanyaları nasıl bir rol oynayacak? Reklam kampanyalarının bütçeleri ve seçim stratejileri açısından bakıldığında, Türkiye artık “gelişmiş” bir ülke sayılabilir mi? 

Türkiye hiçbir konuda gelişmiş bir ülke sayılamayacağı için, böyle bir konuda “gelişmiş” olması da düşünülemez. Muhalefetin parasını peşin ödediği bir tv reklamına, “muhalefet ediyor” gerekçesiyle yayın yasağı konması da buna bir örnek. Kanunlarımızda kesin hükümler var, “dini ve milli semboller seçim kampanyasında kullanılamaz” diye. Bu kanunlar dahi iktidar tarafından hiçe sayılıyor ve bayrağa koşan milyonların Hollywood tarzı prodüksiyonlarıyla reklamları yapılıyor. Sanki bu kanunlar sadece muhalefeti engellemek için yapılmış. Cumhurbaşkanlığı seçiminde çatı adayının tv reklamında hızla akan bir görüntüde arka planda 1,5 saniye bayrak göründüğü gerekçesiyle reklam hiçbir kanalda yayınlanmamıştı örneğin. Oysa aynı anda iktidar partisi Bayraklı, Kur’an’lı devasa bütçeli reklamlarını istediği gibi yayınlamıştı. Gelişmişlik bu ülkede bir ironi sözcüğü.

– Türkiye`de kampanya bütçesiyle seçim kazanmak doğru orantılı mı?

Kesinlikle öyle. Ama bunu sadece “verili” bütçeler diye düşünmemek gerek. Örneğin bir kentte miting yapıyorsunuz ve o kentin belediye araçları hizmetinizde, birlikte iş çevirdiğiniz müteahhitler mitinge katılan kitlelere erzak yardımında bulunmak için sıraya girmiş, devletin uçakları, helikopterleri, güvenlik birimleri sizin için çalışıyor. Demek istediğim, her işin sonu bütçeye geliyor ama bütçeyi sadece “görünen” bütçe olarak değenlendirmek yetersiz olur.

– Partilerin, yürütecekleri seçim kampanyalarıyla seçmenin fikrini değiştirme olasılığını nasıl görüyorsunuz? Türkiye’deki seçmenin fikri hangi tür kampanya ve vaatlerle değişebilir ya da değişebilir mi?

Siyasi olarak karar veren seçmenin fikri kolay kolay değişmez ama her ülkede belirli bir kesim son ana kadar kararını değiştirebilir. Bu değişim de yelpazenin bir ucundan, diğer ucuna değil, mümkün olan yakın partiye doğru olabilir. 

– Önceki seçimlere göre kıyaslandığında, seçmene ulaşmada öne çıkan iletişim biçimleri ve bu konuda yatırım yapılan alanlar değişiyor mu? Geleneksel mecralar etkisini yitiriyor mu? 

Türkiye’de geleneksel mecra açık ara farkla televizyondur, hiçbir mecranın gücü televizyona yetişemez. Son dönemde sosyal medyanın yükselişini görüyoruz ama bu yükseliş zaten “bilgiye ulaşan” kesimde yoğun olarak görülüyor. Seçim döneminde mitinglerin ve outdoor kullanımının da güçlü etkisi olduğu açık.

– Adayların bireysel yaklaşımları ve imajlarının, seçmeni ikna etme konusunda partinin önüne geçebileceği yerler veya bunu gerçekleştirebilecek adaylar var mı? Bunu nasıl yapacaklar?

Liderler partilerin oylarını etkiler. Çünkü lider partinin en büyük reklam mecrasıdır. Başarılı bir lider, sözcükleri milyonlarca liralık reklamlardan daha etkili kullanabilir. Yine de bu durum bile adaletli ortamlarda mümkündür. Yoksa bir tarafı yüceltmek, bir tarafı yerin dibine sokmak üzere örgütlenmiş gestapo medyacılık karşısında ağzınızla kuş tutsanız, haberlere “kuş katili” olarak çıkabilirsiniz.

– Seçimin kazananı kim olacak? En büyük bütçesi olan mı, sloganı en fazla yayılan mı, halka en fazla ulaşan mı, en büyük vaatleri sıralayan mı, algıyıiyi yöneten mi? 

Seçimin kazananı suyun başında durandır. Ama bu her zaman doğru olsaydı, Bayan Çavuşesku şu anda İtalya’dan yeni getirdiği ayakkabıları deniyor olurdu.

– Anadolu Ajansı’nda muhalif kişilerle yapılan röportajların basılamayacağı algısını değiştirmek mümkün müdür? 

Bu röportaj aynen basılırsa, mümkündür:)

0 comments on “ATEŞ İLYAS BAŞSOY: BU KUMAŞTAN ŞIK BİR ELBİSE ÇIKAR MI?

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: