14-73 BELEDİYECİLİĞİ KONUŞMALAR

PINAR DAĞ: TÜRKİYE’DE VERİ KULLANARAK HABER YAPMAYI HEDEFLEYEN GAZETECİ NEREDEYSE HİÇ YOK

Sevgili hocam, Veri Okuryazarlığı Derneği’ni (VOYD) kurdunuz ve alana hızlı bir giriş yaptınız. Derneğin kuruluşuna neden ihtiyaç duyuldu biraz bundan bahseder misiniz bize?

Tabii ki ancak öncelikle size teşekkür ederim VOYD’un tanıtımına alan açtığınız için ve bizi okuyucularınızla buluşturduğunuz için. VOYD, Türkiye’ye veri okuma-yazma, veriyi analiz etme ve veriden değer yaratma becerilerini kazandırma hedefi ile kuruldu. 20 Temmuz 2018’de veri dünyası ile ilgilenen 8 kişiyle kurduk. Yönetim Kurulu Açık Veri, Veri Gazeteciliği, Veri Görselleştirme alanlarında hem tez yazmış hem lisans hem yüksek lisans eğitimi almış  isimlerden oluşuyor. Verinin her geçen gün önem kazandığı dünyamızda veri okuryazarlığı ve alt kategorileri olan veri yönetişimi, açık veri savunuculuğu, açık veri, açık lisans, veri etiği, açık hükümet, açık erişim, açık kaynak kültürü, veri gazeteciliği, veri görselleştirme, veri bilim, veri madenciliği, veri doğrulama, veri analizi, istatistik, blok zinciri teknolojisi ve algoritmaların denetlenmesi ve şeffaflığı gibi alanlarda çalışmalar yaparak bu alanları doğru tanıtmayı ve sağlam bir literatür oluşturmayı hedefliyor.  Biliyorsunuz günümüz dünyasında bilgiye erişimin önündeki engellerin teknik ve hukuksal yönden iyileştirme çabaları; devletlerin, kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin veri tabanlarına hızlı erişim; bilginin niteliğinin yükselmesine, bir sorunun çözülmesine yönelik etki de daha fazla olanak sağlayabilmekte. Dünyada pek çok kurum, verinin teknik ve hukuksal yönden açıklığının ve erişilebilirliğinin yanı sıra; ham veriden değer yaratabilen  toplumların ekonomik kalkınmaya, toplum sağlığına, eğitim kalitesine ve kamu yararına daha etkin fayda sağlayacakları görüşünde. Bu bağlamda VOYD, veri okuryazarlığının gelişen toplumlarda hayat kalitesini olumlu yönde etkilediğini, yani ‘Aritmetik Okuryazarlık ve Bilgi Okuryazarlığı’, veriyi kullanabilme ve analiz edebilme yeteneğinin öneminin farkında ve bir veri okuryazarını bilgiye, veriye farklı yollardan nasıl ulaşacağını bilmesi gerektiğinin, veriye soru sorabilme ve yanıt alabilme yeteneğinin gelişmesinin, veride spesifik çıktılar bulabilmenin öneminin kapsamının, veriyi kişinin kendi kişisel çalışma alanı, hedefleri için kullanabileceği bir güce dönüştürmeyi başarabilmesinin, veri ile çalışırken rahat olabilmesinin ve temel istatistiksel analizleri yapabilmesinin önemli olduğunu düşünüyor ve VOYD’un kurulmasını bu temel üzerinden şekillendiriyor. VOYD, sivil toplum örgütleri, kamu kuruluşları, özel kurumlar ve üniversiteler ile işbirliği içerisinde çalışarak gençler, öğrenciler, akademisyenler, yazılımcılar, gazeteciler, araştırmacılar ve diğer tüm toplum temsilcilerinin faydalanabileceği kalıcı bir veri okuryazarlığı ağı üzerinde çalışıyor. VOYD bu sebeple kuruyor olduğu veri okuryazarlığı ağıyla, dünyada aktif bir şekilde faaliyet yürüten benzer kuruluşlarla ortaklık geliştirmeyi, veri okuryazarlığı ile ilgili eğitim, atölye, veri okuryazarlığı konferansları vb. etkinlikler düzenleyerek Türkiye’de veri kültürüne yönelik kalıcı adımlar atmaya başladı ve daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

Bizim için yeni bir alan olan veri gazeteciliği nedir? Türkiye’de Veri gazeteciliğinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Türkiye açısından konuyu değerlendirecek olursak, medyamızın veri ile ilişkisini nasıl görüyorsunuz? Gazeteler ve internet medyasının veri kullanımı ne düzeyde?

Veri gazeteciliği (data journalism), dijital çağda haberin üretiminde ve dağıtımında sayısal (nümerik) verilerin kullanım rolünün arttığını yansıtan bir gazetecilik yöntemidir. Veri gazeteciliği yapan haber merkezleri dağınık verileri temizleyip, filtreleyip, analiz edip, yorumlayıp, görselleştirerek artırılmış habercilik yaparlar. Yani daha etkin, daha güçlü bir kamu yararı sunarlar çoklu veri setleri ile çalışarak. Veri gazetecileri (data journalist) / veri muhabirleri (data reporter) tanımını da yapmak gerekli olacaktır, veri kaynaklarını bilen yani etkin araştırma yeteneğine sahip, bulduğu verileri doğrulayıp, derleyip, analiz edip, yorumlayıp, görselleştirip haberleştiren kişilere denir. Bu yetenekler için ise analiz, veri yorumlama, temel istatistik, veri görselleştirme hatta programlamadan anlaması gerekir. Geleceği hakkında ise tecrübelerim üzerinden Türkiye merkezli açıklamaya çalışayım. 2012 yılında veri  gazeteciliği alanına  yoğunlaşmaya başladım ve bu süreci hep aktif bir şekilde yürüttüm ve öyle de devam ediyor. Alanı biliyor, üzerine yazıyor ve konuşuyoruz. Ayrıca akademik çalışmalar da yapıyoruz. Her yıl gazetelerde bu alana eğilen ilgili daha çok muhabir görebildiğimi söyleyebilirim. Ancak kısıtlı matematik, kısıtlı veri okuryazarlığı, kısıtlı istatistik bilgisi bu alanın daha etkin şekilde gelişmesinde ve yerleşmesinde engel olarak karşımıza çıkıyor.  Bu sebeple layıkıyla veri gazeteciliği yöntemleri ile üretim yapan kurum belirtmek zor. Birgün Gazetesinin infografik bölümü bir ilktir. BBC Türkçe düzenli olarak veri ile çalışıyor, Evrensel gazetesi de ayrı bir bölümü olmasa da veri güdümlü içerik üretmeye özen gösteriyor. Ajans olarak AA’nın da içeriklerini görüyoruz ancak veri gazeteciliği yapılıyor diyemeyiz. Türkiye’de veri gazeteciliğinin yani birbirinden ayrı ya da doğrudan ilişkili/ilişkisiz verileri kullanarak bağ kurabilen bir haber üretim sürecine giren / yapabilen haber site sayısı çok az diyebiliriz. Bu verileri kullanarak yeni bir şey söylemeyi hedefleyen neredeyse hiç yok. Habercilik yapmamayı sadece ekonomik sorunlarla ilişkilendiremezsiniz. Bireysel olarak köşelerde kamuyu uyaran yazılar çıkıyor ama sadece hedef kitle ile sınırlı. Bir iki interaktif haritayla bunun yapıldığının sanılması da işin en yanıltıcı tarafı. Nitekim, pek çok gazeteci her gün hızlıca önümüze düşen Türkiye İstatistik Kurumu’nun raporlarını haberleştirmekle yetiniyor. Bu da oldukça kısıtlı bir alanda kalıyor. Yapılması gereken araştırmacı veri gazeteciliğidir, bunu da günümüz ortamındaki mevcut teknolojilerle yapmak çok daha kolaydır. Hem veriyi her şekilde temin etmenin çok fazla yolu var, medya muazzam şekilde açık kaynak araçlarla donatılmış durumda, hem de doğrulama imkânı sunabilen teknolojiler mevcut. Ayrıca açık veri mevcut. Türkiye’de gayet yetenekli gazeteciler var ancak gündemin içinde kaybolmayı tercih ettikleri açık. Editörleri ve şefleri de zaten bu emek isteyen süreçle ilgilenmiyor. Ben artık nitelikli içeriğin üretiminde tek nedenin zamanla ve akışla yarışmak olduğunu düşünmüyorum. Ekonomik getirisi tabii ki önemli ancak kaliteli içerik ürettiğiniz sürece de kitleniz kesinlikle oluşabilir ve varlığınızı da sürdürebilirsiniz ancak basının baskılanmadığı bir ortama ihtiyacınız var. Cennet Belgelerini haberleştiren veri muhabiri Pelin Ülker’e biliyorsunuz dava açıldı.

Açık veri ve veri gazeteciliği kavramlarını medyanın demokratikleşmesi, haberin özgürleşmesi gibi kavramlarla birlikte duymaya başladık. Bunların ilişkilerini değerlendirebilir misiniz?

Belki öncelikle okuyucular için açık verinin tanımını yapmak gerekiyor. Açık veri herhangi bir telif hakkı, patent ya da diğer kontrol mekanizmalarına tabi olmaksızın herkes tarafından ücretsiz ve özgürce kullanılabilen, tekrar kullanılabilen ve dağıtılabilen veridir. Yani verinin üzerindeki fikri mülkiyet hakkının belirlendiği verilerdir. Açık bilgi, açık verinin erişilebilir, anlaşılabilir, anlamlı ve birinin gerçek sorununu çözmeye yardımcı olması için bu ekosistem, açık veri kültürü önem taşır veri gazeteciliğinde. Açık veriden değer yaratmak sorun çözer, hayat kalitesine katkı sağlar yani haberciliğin üretimine de doğrudan etki eder. Veriye erişim daha iyi haber yapmaya olanak sağlar. Veri gazeteciliği için bu açıdan önem taşır. Veri setini doğrulama, kimin oluşturduğunu anlama, nasıl, ne zaman, niçin hazırlandığını ve kayıt altına alındığını anlayabilme, güncelliği, verinin yapısı, lisanları, dosya tipi ve daha pek çok aşaması bu bağlamda etkin veri gazeteciliği yapmanın önünü açar dolayısıyla demokrasilerde önem taşıyan şeffaflık, hesap verilebilirlik kavramlarının da pekişmesine ve önceliklenmesine güçlü katkılar sunar. Nitekim açık veriler ile etkin veri gazeteciliği yapar hiçbir şeyin gizli kalamayacağını gösterirsiniz ancak tabii ki bu etkin habercilik baskılanmayan, medyası özgür olan ülkelerde kamusal bilince etki eder. Veriyi bulmak, yapılandırmak, analiz edip, yorumlayıp, görselleştirmek önemli olsa da, veri setlerinin doğruluğunu teyit etmek ve açık veriyle dolayısıyla lisanslarla çalışarak ilerlemek her anlamda  hayati bir önem taşır ama tabii ki özgür bir medyanız varsa. Yolsuzlukları ortaya çıkarmak için yola çıkar hapse atılabilirsiniz.

Üniversitelerin iletişim fakültelerinden veri gazeteciliği dersi görmek pek kolay değil. Zorunlu ders olarak olmadığı gibi çok az üniversitede seçmeli ders olarak mevcut. Sizce Türkiye’de tahminen kaç üniversitede veri gazeteciliği dersi veriliyor? Ve derslerin kalitesi ne durumda, biliyor musunuz?

Yaklaşık 17 üniversitede verildiğini şahsen ben takip ediyorum. Kadir Has, Arel, Galatasaray, Üsküdar, Anadolu Üniversitesi, Nişantaşı Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, Kültür Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi şu an aklıma gelenler. Şunu belirtebilirim bu yöntemlerle haber üretim sürecini öğrenen yani bu alanın farkında olan yeni medya gazetecilik öğrenci sayısı arttı. 7 yılı aşkın süredir diyebiliriz. Yani böyle bir kuşak oluştu. Ayrıca dünyada da çok hızlı yerleşmedi bölümlere. Hatta Türkiye bazı yönleri ile bu alanı eğitime dahil etmede daha becerikli ve hızlı davrandı diyebiliriz. Ancak bizlerde eğitimin niteliği nasıl derseniz daha yeni yeni akademisyenler uygulama yaptırmaya başladılar. Nitekim bu sadece teorik yürütebileceğiniz bir ders değil, yoğun şekilde lab ortamında bol üretimli geçmesi gerekmektedir. Bu da akademisyenin kendisini de geliştirmesi ve alana hakim olmasını mecbur kılıyor.  Derslerin niteliğinin çok iyi olmamasını da biraz buna bağlayabiliriz.

İletişim fakültesi öğrencileri için veri gazeteciliği dersi neden önemli?

Günümüz dünyası dijital içerikleri etkin şekilde yöneten ve yönettiğinden değer yaratan/yaratabilen insana yatırım yapıyor. Bu iletişim fakültesi öğrencileri için de geçerli. Veri kaynaklarını bilen, veriyi çekebilen, veriyi temizleyip, yapılandıran, veriyi analiz edip, yorumlayıp, görselleştiren ve sonunda bulgulayıp haberleştirebilen bir gazetecilik adayı çağı yakalar, iş bulmada zorlanmaz. Fark yaratır. Ancak veri okuryazarlığı, grafik okuryazarlığı zayıf bir nesil ile karşı karşıyayız. Bu hünerleri yakalamak için istekli olmak yeterli olmuyor, titiz ve disiplinli şekilde çalışmak gerekiyor. İletişim fakülteleri öncelikle bu alanın önemini iyi kavramalı ve üzerine konuşmalı ki öğrenciler de bu yöntemlerin dünyada nasıl yer bulduğunu tam anlamıyla kavrasın. Bilgisayar okuryazarlığı zayıf öğrencilere verinin günümüz dünyası haberciliğinde önemini maalesef etkin şekilde anlatamazsınız.

Veri gazeteciliği dersi öğrencilere ne katmalı? Üniversiteler öğrencilere hangi bilgileri aktarabilmeli?

Veri güdümlü düşünmeyi öncelikle katabilmelidir. Veri ile çalışırken şüpheci olmanın önemini anlatabilmelidir ama en önemlisi veri gazeteciliğinin çok ciddi bir gazetecilik yöntemi olduğunun farkına vardırmalıdır. Bu bağlamda veri gazeteciliği dersi; öğrenciye verinin ne olduğunu, verinin nerede olduğunu, veri kalitesinin önemini, açık verinin gerekliliğini, veriyi nasıl temizleyeceğini, verinin nasıl doğrulanabildiğini, üstverinin önemini, verinin  nasıl yorumlanıp, analiz edildiğini ve nasıl verinin görselleştirildiğini anlatmalıdır, öğretmelidir. Çok veri iyi hikayedir, bunu da öğrencilerimize anlatmamız, göstermemiz, öğretmemiz gerekiyor. Yani üniversiteler bu ders bağlamında bu alanları öğrencilere öğretmelidir. Ancak öğrendiğimiz matematik günümüz kategorik veri dünyası için sınırlar barındırdığından çok daha fazla çalışmak ve yöntem geliştirmek gerekiyor.

Veri gazeteciliği dersi verdiğiniz öğrencilerin eksiklikleri nedir? Araçların İngilizce olması birçok öğrenci için sorun oluyordu. Sizce Türkiye’deki üniversite öğrencilerini dil sorunu veri gazeteciliğinden uzaklaştırıyor mu?

Bilgisayar okuryazarlık ilk dikkatimi çeken eksik. Öğrencinin veri ile çalışmasını bir tarafa bırakarak belirteyim mobil bir nesil olduğu için bilgisayar ile ilişkileri çok güçlü olmuyor. Bunun yanında grafik okuma, veriyi yorumlama, analiz yapma, veri görselleştirme bunlar çok güçlü olmuyor. Öğreterek, kolay örneklerle bir aşamaya yine de gelebiliyorsunuz. Dil evet etkiliyor biraz ama doğrudan böyle bir etkisi olduğunu düşünmüyorum. Nitekim uygulama yaparken dil en son ihtiyacınız olan şey oluyor.

Veri gazeteciliği ile ilgilenen öğrencilere tavsiyeniz var mı?

İşin size geleceğini beklemeyin. Yaptıklarınızı göstermediğiniz sürece bu alanda ilerlemek zor, çok iyi veri gazetecisi olduğunuza inanıyor olsanız da. Düzenli okuma, dünyada üretilen ödüllü projeleri takip, veri bölümü olan haber sitelerini okuma. ddj, dataviz, veri haberciliği etiketlerini düzenli takip. Her gün en az bir veri seti ile çalışmak ve ondan haber yapmak ve bunu yaparken de herkesin erişimine açarak geri bildirim almak önemli olacaktır. Hata yaparım diye korkan çok öğrenci ile karşılaştım, tipiktir ama hata yapmaktan korkmamalılar. Sorun çözerek gelişiyor, çok değerli bir içgörü ile veri ile çalışmayı öğreniyorsunuz böylece. Bir dizi araç öğrenin de diyebilirim ama en önemlisi bu aşamada istek, merak ve sonra size yeni beceriler katacak pratikler. Örneğin e-tabloda çalışmayı öğrenin. Veritabanlarının verilerini nasıl filtreleyebileceğinizi öğrenin. Bir veriyi neyin kötü yaptığını, bunu nasıl tespit edebileceğinizi öğrenin.  Bu tarz temel konuları öğrenmeye başladığınızda gerisi çok kolay.

Pınar Dağ

http://www.khas.edu.tr/3000/biz-kimiz

https://www.voyd.org.tr/tr/p/ekip-51

https://twitter.com/pinardag

Gazi Üniversitesi Ekonometri mezunu. SHP Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcılığı (1991-1995) ve CHP TBMM Milletvekili Danışmanlığı yaptı. SODEV'de Ankara Temsilciliği, Yönetim Kurulu Üyeliği ve Genel Sekreterlik görevlerini üstlendi. CHP Ankara İl Başkan Yardımcılığı (2011), CHP Çankaya İlçe Eğitim Sekreterliği (2011-2013) yaptı. Çankaya Belediye Meclis Üyesi (CHP 2014-2019) ve CHP Genel Merkez Kültür ve Sanat Platformu Üyesi. Bireşim (1995), Birlikte (2005) ve Politus (2010) dergilerini yayınladı.

0 comments on “PINAR DAĞ: TÜRKİYE’DE VERİ KULLANARAK HABER YAPMAYI HEDEFLEYEN GAZETECİ NEREDEYSE HİÇ YOK

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: