Türkiye’de son yıllarda hızla artan üniversite sayısı, istihdamla paralel ilerlemiyor. Her yıl yaklaşık 1 milyon genç üniversitelerden mezun olurken, bu mezunların önemli bir bölümü iş bulmakta zorlanıyor. Gelinen noktada bazı gençler, sahip oldukları diplomaların kendilerine avantaj sağlamadığı düşüncesiyle, diplomalarını iptal ettirme yoluna başvuruyor.
DW Türkiye’nin haberine göre, özellikle kamu ve özel sektörde daha alt kademe pozisyonlara başvurmak isteyen lisans mezunları, “fazla kalifiye” görülmeleri nedeniyle işe alınmadıklarını ifade ediyor. Güvenlik görevlisi, tekniker ya da temizlik personeli gibi kadrolara başvurmak isteyen bazı mezunlar, bu nedenle lisans diplomalarının kendileri için bir engel haline geldiğini düşünüyor.
İnternet forumlarında “Lisans diplomamı nasıl iptal ettirebilirim?” ya da “Mezuniyeti iptal ettirmek mümkün mü?” gibi soruların artması, bu eğilimin yaygınlaştığını gösteriyor. Bazı gençler, üniversite eğitimi aldıkları için pişman olduklarını açıkça dile getiriyor.
Diplomalı işsizlik: Mezunlar çözümü diplomalarını iptal ettirmekte arıyor
Erciyes Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü mezunu bir genç, özel sektörde iş bulamadığını ve sahip olduğu iki ön lisans diplomasına rağmen kamuya atanamadığını belirtiyor. Lisans mezunlarının ön lisans düzeyinde Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) girememesi nedeniyle, lisans diplomasını iptal ettirerek ön lisans kadrolarına başvurmak istediğini söylüyor. Bu amaçla Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne başvuruda bulunduğunu ifade eden genç, dilekçesinde “Artık lisans diplomasının bir değerinin kalmadığını düşünüyorum” sözlerine yer veriyor.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kaynaklarına göre, son 3-4 yıl içinde yaklaşık bin kişi diploma iptali talebiyle başvuruda bulundu. Başvuruların önemli bir kısmını, ön lisans KPSS’ye girebilmek için lisans diplomasını iptal ettirmek isteyenler oluşturuyor. Bunun yanı sıra bazı başvuruların, tamamen daha düşük eğitim düzeyinde görünerek İŞKUR aracılığıyla açılan kadrolara başvurma amacı taşıdığı belirtiliyor.
Ancak mevcut mevzuata göre Türkiye’de diplomaların iptal edilmesi oldukça sınırlı durumlarda mümkün. Diploma iptali genellikle yalnızca öğrencilik sürecinde yapılan sahtecilik ya da usulsüzlüklerin sonradan tespit edilmesi halinde gerçekleşebiliyor. YÖK yetkilileri, başvuru yapan kişilerin mezun oldukları üniversitelere yönlendirildiğini, ancak üniversitelerin bu taleplere genellikle olumlu yanıt vermediğini ifade ediyor.
Buna rağmen birçok mezun, çözüm umuduyla başvurularını sürdürmeye devam ediyor.
Uzmanlara göre ortaya çıkan bu tablo, yükseköğretim politikalarının iş gücü piyasasıyla uyumsuzluğunu gözler önüne seriyor. Türkiye’de üniversite kontenjanlarının ekonomik ihtiyaçlara göre planlanmadığını savunan eğitimciler, mesleki eğitimin ihmal edilmesinin de sorunu derinleştirdiğine dikkat çekiyor.
Bugün yüz binlerce atanamayan öğretmen bulunmasına rağmen her yıl on binlerce yeni mezunun sisteme dahil olması, tartışmayı daha da büyütüyor. Uzmanlar, yükseköğretimde kontenjanların yeniden düzenlenmesi ve mesleki eğitimin güçlendirilmesi gerektiği görüşünde birleşiyor.
Diplomanın bir avantaj olmaktan çıkıp engel haline gelmesi ise, Türkiye’de eğitim ve istihdam arasındaki kopukluğun en çarpıcı göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.
