Bağımsızlar, siyasi düzene karşı oyların %63’ünü alarak ‘herkesin başkanı’ olma sözü verdi
İrlanda Cumhuriyeti’nde yaklaşık 3,5 milyon seçmen, ülkenin 10’uncu cumhurbaşkanını belirlemek üzere 23 Ekim günü sandık başına gitti. Sol görüşlü bağımsız aday Catherine Connolly ezici bir seçim zaferi elde etti ve İrlanda’nın bir sonraki cumhurbaşkanı ilan edildi. İki dönem İrlanda Cumhurbaşkanlığı yapan şair ve sosyolog Michael Higgins’in görev süresi 10 Kasım gece yarısı doldu ve yeni cumhurbaşkanı görevi 11 Kasım’da teslim aldı. İrlanda Cumhuriyeti’nin yeni cumhurbaşkanı Catherine Connolly bu görevi üstlenen üçüncü kadın olacak.
İlk kadın cumhurbaşkanını (Mary Robinson) 1990’da seçen İrlanda, dünyada bu görevin bir kadından diğer bir kadına geçtiği ilk ülke olarak biliniyor. Robinson’un ardından koltuğa oturan ve 1997-2011’de iki dönem cumhurbaşkanlığı yapan Mary McAleese’den 14 yıl sonra İrlanda’da, Catherine Connolly’nin seçimleri kazanmasıyla üçüncü kez ülkenin zirvesine bir kadın geliyor.
Connolly seçimleri kazandığının açıklanmasının ardından Dublin Kalesi’nde yaptığı ilk açıklamada, “Ben barışın sesi olacağım, tarafsızlık politikamızı geliştiren bir ses, iklim değişikliğinin yarattığı varoluşsal tehdidi dile getiren bir ses olacağım” dedi.
İrlanda’nın yeni cumhurbaşkanı Catherine Connolly kimdir?
Galway’in işçi sınıfı banliyösü Shantalla’da doğan Connolly, annesi öldüğünde dokuz yaşındaydı. Marangoz ve gemi yapımcısı olan babası ise 14 çocuğa bakmak zorunda kalmıştı. Connolly, çocukluğundan itibaren kendine annesiz olmanın daha iyi olduğunu söyleyerek bu boşluğu doldurmaya çalıştı. Hot Press dergisine verdiği demeçte, “Hayat ilerledikçe, bunun bir noktaya kadar bana fayda sağlayan fakat pek de iyi olmayan bir başa çıkma yolu olduğunu fark ettim. Aslında bir annenin önemini ve onu kaybetmenin sonuçlarını anlamak neredeyse bir ömür sürüyor” dedi.
Leeds Üniversitesi’nde psikoloji alanında yüksek lisans yaptıktan sonra Galway’e döndü, hukuk fakültesini tamamladı ve avukat ve klinik psikolog olarak çalıştı.
Evlendi, iki oğlu oldu ve 1999’da İşçi Partisi’nden Galway belediye meclisine seçildi. 2004’te belediye başkanı oldu. İrlanda parlamentosunun temsilciler meclisi “Dáil” için aday olmak istedi ancak potansiyel aday arkadaşı Higgins’in çok sandalyeli seçim bölgesinde başka bir İşçi Partisi adayı istemediği bildirildi. Bunun üzerine Connolly partiden ayrıldı ve 2016’da bağımsız milletvekili seçildi. Parlamentoda eşitsizliği ve 2018’de ziyaret ettiği Suriye de dahil olmak üzere çatışmalara Batı’nın müdahalesini sert bir dille eleştirdi. İrlanda’nın merkez sağ partisi Fine Gael üyelerinden biri, Connolly için “açık sözlü ve oldukça radikaldi ama kişisel olarak oldukça cana yakındı” dese de bazı eski İşçi Partisi meslektaşları onu dogmatik ve katı olarak nitelendirdi.
Connolly, 2020’de parlamento başkan yardımcısı olarak seçilen ilk kadın oldu. Bu, onun profilini yükseltti, ancak Temmuz ayında cumhurbaşkanlığına aday olacağını açıkladığında, adaylığı Don Kişotvari olarak nitelendirildi. Sadece iki küçük parti, Sosyal Demokratlar ve radikal sol Kârdan Önce Halk onu destekledi.

Connolly nasıl seçildi?
Dışarıdan bakanların Jeremy Corbyn’e benzettiği Connolly, Temmuz ayında adaylığını açıkladığında marjinal bir siyasi figürdü ve küçük bir desteği vardı.
İrlanda yasalarına göre cumhurbaşkanı adayı olabilmek için iki yol var. İlki, 160 milletvekilinden oluşan temsilciler meclisi ve 60 senatörlü senatodan oluşan parlamentodan en az 20 temsilcinin desteğini alabilmek. İkincisi ise en az 4 il/şehir meclisi tarafından aday gösterilmek.
Catherine Connolly 11 Temmuz 2025’te bağımsız adaylığını açıkladı. Aday olmak için gerekli Parlamentonun 20 üyesinin desteğini alarak 16 Temmuz’da kampanyasını başlattı.
İşçi Partisi, eski husumetleri görmezden gelerek 31 Temmuz 2025 tarihinde kendi adayını çıkarmamaya ve Catherine Connolly’nin cumhurbaşkanlığı kampanyasını resmî olarak desteklemeye karar verdi. Sinn Féin ise desteğini 20 Eylül 2025 tarihinde duyurdu ve güçlü kaynakları ve seçim örgütlenmesi ile Connolly’nin arkasında yer aldı. Bu sonuçlar Connolly’i artık güçlü bir aday olarak kamuoyunun karşısına çıkardı. Connolly’nin adaylık için gerekli parlamento desteği Sinn Féin (45), Labour (12), Sosyal Demokratlar (12), Kârdan Önce Halk (2), Yeşiller (2), Dayanışma (1), 100% Redress (1) ve 4 bağımsız şeklinde sonuçlandı.
Neyi savunuyor
2016’dan beri milletvekili olarak görev yapan eski avukat Connolly, Gazze’deki savaş nedeniyle İsrail’i açıkça eleştirdi. Ayrıca, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik kapsamlı işgalinin ardından Avrupa Birliği’nin artan “militarizasyonuna” karşı da uyarıda bulundu.
68 yaşındaki Connolly, sesi olmayanların haklarını savunacağına söz verdi. İrlandaca ve İngilizce konuşan avukat, “Halkımızın ve demokrasimizin yapıcı sorgulamaya ihtiyacı var,” dedi. “Birlikte, herkese değer veren, çeşitliliği önemseyen ve savunan ve kendi kimliğimize güven duymamızı sağlayan yeni bir cumhuriyet inşa edebiliriz.”
Connolly, birçok gencin hayal gücünü ele geçirdi ve sol görüşlü muhalefet partilerinin ittifakı tarafından desteklendi
Connolly’nin zaferi, İrlanda standartlarına göre düşük bir oran olan %46’lık katılım oranı ve 213.738 geçersiz veya hükümsüz oy ile gölgelense de bu sayı, seçenek eksikliğinden duyulan hayal kırıklığını yansıtıyor. Dublin’deki bazı seçim bölgelerinde oyların beşte birinden fazlası geçersiz sayıldı.
Resmi sonuçlara göre Catherine Connolly, oyların yüzde 63,4’ünü alarak seçimi kazandı. Diğer aday merkez sağdan Humphreys ise oyların 29,5’ini aldı. Kiracısından aldığı fazla kira nedeniyle adaylıktan çekilse de ismi oy pusulasında yer alan İrlanda Başbakanı Martin’in adayı Jim Gavin ise oyların yüzde 7,2’sini aldı.
İrlanda’da cumhurbaşkanlığı büyük ölçüde törensel bir makam olsa da Connolly’nin zaferi merkez sağ hükümete sert bir eleştiri niteliğindeydi.
Connolly kampanyasında evsizlik, kira krizi, gençlerin göçü, iklim krizi gibi gündelik sorunlara odaklandı. Bu sayede geleneksel kampanya gündemini aşan, daha “yaşam odaklı” mesajlar verdi.
Seçimden zaferle çıkan Connolly, İrlanda adasının birleşmesi için toplumsal seviyede adımlar atmayı ve Kuzey İrlanda’da halkla buluşmayı vadediyor.
Connolly ayrıca konut ve refah konularında da cumhurbaşkanının yetkilerini aşacak seviyede çalışmalar yapma sözü veriyor.
Konut krizi ve yaşam pahalılığına duyulan öfke, Fine Gael ve iktidar ortağı Fianna Fáil’in seçim kampanyasındaki hataları, sol partiler arasında nadir görülen birlik ve sosyal medyanın ustaca kullanımı Connolly’yi değişimin sembolü haline getirdi.
İrlanda tarafsızlığını, Batı’nın “militarizmi” olarak adlandırdığı şeyden ayırmak istiyor ve İngiltere ile ABD’yi Gazze’de soykırıma olanak sağlamakla suçluyor.
Kendisinin çocuklarla futbol ve basketbol oynadığını gösteren videolar, sosyal medyada viral olan podcast’leri ve paylaşımlarıyla gençleri coşturdu. Gençler tarafından sevilen Kneecap ve Mary Wallopers gibi sanatçı ve müzisyenlerin desteği önemli oldu. Bir anket sonucuna göre, 18-34 yaş grubunda Connolly’ye destek oranı %83 gibi yüksek bir seviyede ölçülmüş.
Connolly’nin kampanyası, gençlerin yaşadığı üç ana sorunu öne çıkardı: konut krizi, gençlerin göç eğilimi ve iş güvencesizliği.
Eleştirmenler, Connolly’yi, zor sorulardan kaçınan ve İrlanda’nın Washington ve Avrupa müttefikleriyle ilişkilerine zarar verebilecek bir radikal olarak nitelendirdiler.
Connolly, seçim kampanyası sırasında makamının sınırlarına saygı göstereceğini söylemişti. Bazıları bunu tartışmalı görüşleri dizginleyeceği yönündeki örtük bir vaat olarak yorumladı ancak analistler hükümetle sürtüşme yaşanacağını öngörüyor.
www.birgun.net
