DÜNYADAN

AVRUPA’DA SİYASET RÜZGARI SERT VE AŞIRI UÇLARDAN ESİYOR

Bu haberi paylaş:

Avrupa Parlamentosu seçim sonuçlarından Avrupa ve Türkiye için çıkarımlar:

Katılım Yükseliyor

  • 1979’dan bu yana doğrudan seçimlerle göreve gelen tek AB kurumu olan Avrupa Parlamentosu (AP) için yapılan seçimlerde giderek düşen bir katılım oranı ilk kez yükselişe geçti, %51 oldu.
  • Ancak 1994’teki seviyeye bile ulaşmadı.


Merkez Oyları Düşüyor

Avrupa Parlamentosu seçim sonuçlarına göre siyasi grupların sandalye dağılımı şu şekilde:

Muhafazakarlar: 180
Sosyal demokratlar: 146
Liberaller: 109
Yeşiller: 69

Ana-akım partilerden muhafazakarlar ve sosyal demokratlar + – 40 sandalye kaybettiler.



AP seçimlerinde Macron ile ittifak içinde hareket eden Liberaller (ALDE) sandalye sayısını yükseltti.

Bununla beraber önümüzdeki süreçte ALDE grubuna kim hakim olacak mücadelesine şahit olmamız muhtemel.

Macron kendi ülkesi Fransa’da aşırı sağcı Le Pen’e karşı yenildi, zayıfladı.

Yeşiller herhangi bir ittifak yapmadan sandalye sayısını yükselten tek siyasi grup oldu.

Bunda genç adaylar göstermesi, iklim değişikliği için ortaya çıkan hareketin Yeşiller ile ilişkilendirilmesi ve statüko karşıtı dalgayı rakiplerinden daha iyi okuması etkili oldu.

Yeni seçilen Avrupa Parlamentosu dağılımında 1/3 oranına yakın Avrupa karşıtı, şüphecisi ve aşırıcı hareketlerin temsiliyeti görülüyor.

Hatta bu grup içinde dahi seçmenin giderek daha sert ve aşırıcı partilere kaydığı gözlemleniyor.



AP seçimlerinde %51’lik katılım oranına ve duyulan memnuniyete tüm ana akım siyasiler vurgu yaptı, bu gerçekte ne anlama geliyor.

2014 & 2019 sonuçlarına bakıldığında sandalye sayısını oransal olarak dramatik şekilde yükselten aşırılar. Daha iyi mobilize olmuşlar, ana akım değil.

Ülkeler Bazında Katılım

AP seçimlerine ülkeler bazında katılım oranlarına baktığımızda tablo şöyle:

En yüksek katılım Belçika, Lüksemburg ve İspanya’da.

En düşük katılım ise Slovakya, Çekya, Hırvatistan ve Bulgaristan’da.

Düşük katılım olan bu ülkelerin hepsi 2004’ten sonra AB’ye katılan ülkeler.



AB’ye 2004’ten sonra katılan ülkelerde hem seçimlere katılım oranının düşüklüğü hem de Avrupa şüphecisi/aşırıcı söylemlerin güçlü olması akıllara “Avrupa entegrasyonunda nerede yanlış yapıldı?” sorusunu getiriyor.

AB’nin başkenti Brüksel’in bulunduğu Belçika’da dahi seçim sonuçları bu şekilde, aşırılar yükselişte.

Sosyal demokratlar gerilemiş durumda.

Geleneksel olarak sol/liberal olan Belçika’da sağ ve aşırı sağın yükselişi siyasette şok yarattı.

Benim için maalesef sürpriz olmadı.

Bu seçim sonuçları ışığında:

  • AP’de birbirine rakip olan ana-akım güçler arasında yeni ittifaklar göreceğiz.
  • AB’nin varoluş mücadelesine dönüşen kamplaşma ittifakları her iki tarafta da şekillendirecek.
  • AP başkanını bu ittifaklar belirleyecek.
  • AB’nin ana-akım siyasi grupları eğer statüko karşıtı eğilimi, toplumda siyasete ve AB sistemine karşı artan memnuniyetsizliği iyi okumaz ve kendini yenilenmezse bu kan kaybı aşırılar Avrupa’yı tamamen kontrol edene kadar sürecek.
  • Ciddi bir özeleştiri sürecine ihtiyaç var.
  • İngiltere’de sadece 6 hafta önce kurulan N. Farage’ın Brexit Partisi ciddi başarı elde etti ve iktidarı eğer Brexit gerçekleşmezse bu sonucun genel seçimlerde katlanarak kendini göstereceğini söyleyerek tehdit etti.
  • AP seçim sonuçları Yunanistan’da erken seçimlere neden oldu.

Türkiye açısından AP seçim sonuçlarının etkisi ne olur:

  • TR’deki kötü yönetim, reformlarda ayak sürüme AB içinde Türkiye’nin üyeliğini savunanları yıldırdı. Adeta Türkiye’deki iktidara rağmen üyeliği savunur hale düştüler.
  • Bu grup şimdi çok çok daraldı.
  • Türkiye dosyası AP’de ve AB genelinde bir katılımcı ülkeden çok üçüncü bir ülke ile ilişkiler boyutuna doğru ilerlemeyi sürdürecek. Hem en büyük grup EPP hem de aşırı sağın eğilimi bu.Üstelik diğer ana-akım gruplar da TR dosyasına fazla girmek istemiyor
  • Avrupa şüphecisi ECR grubuna üye olan Türkiye’deki iktidar partisi AKP de zaten yıllardır AB karşıtı söylem, popülizm, Türkiye-AB ilişkilerinin 3. ülke düzeyine düşmesi yönünde hareket ediyor.
  • Türkiye’de Avrupa şüphecisi/AB karşıtı bir siyasi parti iktidarda kaldığı sürece Türkiye’nin AB sürecinde bir ilerleme beklenemez.
  • AKP’nin üye olduğu ECR bu seçimde kendinden daha sert aşırılara sandalye kaybetti.
  • Brexit ile beraber grubun tamamen yok olması olası.
  • AKP’yi ise şu an AB düzeyindeki hiç bir siyasi grubun istemediği görülüyor. Muhafazakâr gruptan çıkarak AKP hem kendine hem de Türkiye’nin çıkarlarına büyük zarar verdi. Erdoğan’a bu batık ECR’a üyelik fikrini kim verdiyse ayağından vurmuş.
  • AB siyasetinde en etkili ve entegre siyasi partiler CHP ve HDP
  • AKP batmakta olan Avrupa şüphecilerinin üyesi, CHP ikinci büyük grup olan sosyal demokratların üyesi AP ve Avrupa Konseyi’nde, HDP ise iki kurumda sosyal demokratlar ile aşırı sol partileri de kapsayan GUE ‘de aktif
  • İyi Parti ve MHP’nin AB düzeyinde uluslararası ilişkiler çalışması olmadığı gibi herhangi bir siyasi gruba da dahil değiller. MHP’nin mevcut haliyle şansı yok ama İyi Parti doğru bir çalışma yaparsa bu alana ilk adımını atabilir.
  • AP’de Türk kökenli milletvekillerinin sayısı artabilir fakat kesin sonuçları ve mazbataları beklemek gerekiyor.
  • Sürpriz olan G. Kıbrıs’tan aday olan Kıbrıslı Türk adayın AP’ye seçilmiş olması. Nasıl bir çizgi izleyeceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz.
  • Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri yeniden seçildi ancak raportörlük için istekli olmayabilir.
  • AP içindeki dengelerin şekillenmesine bağlı olarak Türkiye dosyasının sahibi belli olacak.
  • Çok popüler bir dosya da değil Türkiye dosyası. Aşırılar istekli olabilir.

hakkında

Akademi, özel sektör, sivil toplum alanlarında çalışmaları ve Avrupa Parlamentosu’ndaki danışmanlık görevinin ardından CHP’nin Avrupa Birliği Temsilciliği’ni kurmak üzere temsilci olarak görevlendirildi. Avrupa Sosyalist Partisi (PES)’nin Yönetim Kurulu Üyesi de olan Sevinç, 2013 yılında Diplomatic Courier Dergisi tarafından dünyanın 99 en etkili genç dış politika lideri arasına seçildi. Johns Hopkins Üniversitesi / SAIS’te ziyaretçi akademi üyesi olarak da bulunan Kader Sevinç halen “yerleşik olmayan akademi üyesi” olarak Transatlantik İlişkiler alanında çalışmalarını sürdürmektedir.

0 comments on “AVRUPA’DA SİYASET RÜZGARI SERT VE AŞIRI UÇLARDAN ESİYOR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir