DÜNYADAN

DÜNYANIN BÜTÜN ÇAPULCULARI BİRLEŞİN

Bilim insanlarınca imza açılan bir metin, Almanya’da son dönemde parlamento dışı muhalefeti oluşturan bütün hareketleri yani feministleri, attac ve Occupy hareketleri eylemcilerini Sol Parti’de buluşmaya çağırıyor
Yakın zamanda Kosova, Irak, Afganistan, Libya gibi bütün savaşlara karşı çıkmış bir parti olarak Sol Parti (Die Linke) 22 Eylül’de gerçekleşecek Almanya genel seçimlerine barışseverlerin birçoğunun oyunu alarak giriyor. En son ülkenin önde gelen filozofları, bilim insanları ve yazarları “Direnen muhalefetin sesi Sol Parti’yi seç” mesajlı bir bildiri yayınlayarak Sol Parti’ye desteğini açıkladı. Bildiri kısa sürede çok geniş bir kesimden destek gördü. Hatta Almanya’nın muhafazakâr yazarlarından Ingo Schulze okurlarına “eski düşman Sol Parti’ye oy atacağını” duyurdu. Önce bildirinin ilk imzacılarına ve içeriğine, sonra da Sol Parti’nin temel konularda söylediklerine bakalım.
Frigga Haug, Almanya’nın en tanınmış Marksist –feministlerinden biri. Bir toplama kampı esiri olarak ikinci dünya savaşını atlatan Haug, savaş sonrasında üniversite öğrenciliği yıllarından itibaren barış ve kadın hakları mücadelesinin bir neferi olarak çalıştı. Almanya’nın demokratikleşmesinde oldukça etkili olan kadın hareketinin ve kadın örgütlenmesinin yanında barış mücadelesinin de hemen hemen bütün aşamalarında yer aldı. Feminizm ve Marksizm konusunda çok sayıda çalışmaya imza atan Prof. Dr. Haug, halen Berlin Eleştirel Terori Enstitüsü Başkanı. Daha önce iki ciltlik Tarihsel Eleştirel Feminizm Sözlüğü hazırlayan Haug, bu enstitüde 15 ciltlik Tarihsel Eleştirel Marksizm Sözlüğü’nü hazırlayan ekibin içinde. Çeşitli vakıflarda ve derneklerde yönetim kurulu üyesi, barış eylemcisi.
Evet, tahmin ettiğiniz gibi, Sol Parti’ye destek bildirisini yazıp imzaya açan isim de Frigga Haug. Bildiriyi ilk imzalayanlar arasında da Almanya’nın tanınmış profesörleri bulunuyor. İlk imzacılardan bazıları şunlar:
Prof. Dr. Michael Brie, Prof. Dr. Michael Buckmiller, Prof. Dr. Werner Goldschmidt, Prof. Dr.Wolfgang Fritz Haug, Prof. Dr. Hermann Klenner, Prof. Dr. Lars Lambrecht, Prof. Dr. Roswitha März, Prof. Dr. Morus Markard, Prof. Dr. Klaus Meschkat, Prof. Dr. Thomas Metscher, Prof. Dr.Wolf-Dieter Narr, Prof. Dr. Norman Paech, Prof. Dr. Christian Sigrist, Prof.Dr. Mathias Spahlinger, Prof. Dr. Christoph Türcke, Prof. Dr. Ton Veerkamp, Prof. Dr. Otto Karl Werckmeister…
İnternette de imzaya açılan metni her gün her meslekten yüzlerce seçmen imzalıyor.
ALMANYA ÇAPULCULARI SOL PARTİ’YE
Oldukça kısa metin, Almanya’da son dönemde parlamento dışı muhalefeti oluşturan bütün hareketleri yani feministleri, attac ve Occupy hareketleri eylemcilerini Sol Parti’de buluşmaya çağırıyor. İmzacılar, “Direnen,dur diyen ve Meclisi direniş sahnesini olarak kullanacak bir muhalefete ihtiyacımız var” diyor. Bir anlamda Almanya çapulcularına Sol Parti’ye oy atın deniyor. Çapulcuların önemli bir kısmı da çağrıya olumlu cevap verecek metni imzalıyor.
Çünkü “bütün muhalif hareketlerin kapitalizmin sınırlarını zorlayan deneyimlerinden ve kazanımlarından yeni ve ortak bir alternatif yaratmak önemli, bu deneyime sahip insanlar bu alternatifi yaratacak güçtedir…”
Kapitalizmin sınırlarını zorlayan insanların yeni ve ortak bir alternatif yaratmasının asıl zorunluluğu ise, dünyanın savaş tehlikesi içinde olması ve kapitalistlerin savaşın kaçınılmaz bir şey olduğuna kitleleri inandırması. Metin, “Fransız devriminin sloganı olan eşitlik, özgürlük ve dayanışma kavramını iyi anlamanın şimdi tam zamanı” diye bitiyor.
Federal Meclis’te yüzde 12 oya oranına sahip olan Sol Parti’nin kamuoyu yoklamalarındaki gücü yüzde 10 dolayında görülüyor. Ağırlıklı olarak sol sosyal demokratlar, feministler, sendikacılar ve sosyalistlerden oluşan parti neyi savunduğunu açıkça söyleyen bir seçim programıyla halkın karşısına çıktı. Almanya ve solun gündeminde yer alan, bizi de ilgilendiren, belli başlı konulara Sol Parti’nin yaklaşımı şöyle:
ÇALIŞMA HAYATI: TAŞERON İŞÇİ YASAKLANACAK
Sol Parti, taşeron işçi çalıştırmayı yasaklayacağını söylüyor. “taşeron işçi çalıştıran yerler, işçileri kadroya alıncaya kadar, kadrolu işçiyeverdiği paranın yanında, bu işçilere ayrıca güvencesizlik ödeneği ödemeli.”
Sol Parti’nin çalışma hayatına ilişkin getirmek istediği diğer önemli düzenleme ise, haftalık çalışma saatinin 30 saate düşürülmesi. “Maaşlar düşürülmeden çalışma saatleri düşürülecektir…” Sol Parti, yoksulluk sınırını 1050 avroya, sosyal yardımı da 500 avroya çekmeyi vaat ediyor. Sol Parti, işyeri temsilciliği ve işyerinde çalışanın söz sahibi olmasını da artırmak istiyor.
Sol Parti, Almanya genelinde saatliği 10 avrodan bir asgari ücreti hayata geçirme sözü veriyor.
Sol Parti iktidarında bütün halkın dayanışmacı birsigorta sistemine alınacağı belirtiliyor. “Özel sağlık sigortası ve özel emeklilik gibi sistemler kalkacak. Dayanışmacı sağlık sigortası olan herkes, sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanacak. Hiçbir ek ödeme ve katkı payında bulunmayacak. İlaçta da hiçbir katkı payı ödenmeyecek…”
En önemlisi de Almanya Sol Parti, bu zamana kadarfaaliyette olan özel hastaneleri “Kamu İşletmesi”ne döndürmek istiyor.
Sol Parti’nin eğitimle ilgili yaklaşımı da sağlıktaki gibi. Sol Parti, çocuk yuvasından başlayarak bütün eğitimin ücretsiz ve tüm gün olmasını savunuyor. Tüm gün eğitimin asıl amacı, kadınların çalışma hakkının korunması olarak görülüyor. Sol Parti, ayrıca üniversitede Bologna sisteminin kaldırılmasını ve öğrenci burslarının artırılmasını savunuyor.
ALMAN ORDUSU: ÖNCE KÜÇÜLMELİ SONRA KALDIRILMALI
Sol Parti Alman ordusunun bütün yurtdışı görevlerinin derhal durdurulmasını savunuyor. Buna, Alman ordusunun başka ülkeler silahlı kuvvetlerine verdiği eğitim de dâhil.
Sol Parti, Alman ordusunun personel ve materyal olarak daha da küçültülmesini savunuyor. Bundaki amaç ise, iyice küçülmüş bir Almanordusunun “yapısal olarak saldırıya ve işgale uygun olmayan bir hale getirilmesinin sağlanması…” Uzun erimde Alman ordusunun tümden ortadan kalkmasını savunan Sol Parti, elbette NATO’nun tümden kaldırılmasını istiyor. Bütün uluslararası savunma sistemlerine karşı çıkan Sol Parti, ordunun içerde kullanılmasınıda reddediyor.
Sol Parti, Alman ordusunun üniversite ve okullarda kendi reklamını yapmasının da yasaklanmasını istiyor.
AVRUPA: SOSYAL YATIRIMLAR ARTMALI
Sol Parti’nin seçim programında vurguladığı bölümlerden biri de Avrupa Birliği ve politikaları ve Sol Parti Avrupa politikalarının temelden değişmesini savunuyor. Sol Parti’ye göre, kapitalist pazar ekonomisinin çıkarlarına ve rekabete göre biçimlendirilmiş Avrupa Birliği ve “Sosyal Avrupa”ya dönüşmek zorunda. Üye ülkelerdeki toplu sözleşme ve ücret belirlemelerin Avrupa çapında düzenlenmesini savunan Sol Parti, düşük ücretin önüne geçilmesini hedefliyor. Ücret, vergi ve sosyal politikaların Avrupa Birliği tarafından belirlenmesini savunan Sol Parti, Avrupa çapında kamusal ve sosyal yatırımların artmasını ve bu yolla yoksulluk ve işsizlikle mücadele edilmesini öneriyor. Bütün bunlara rağmen Sol Parti, ulusal parlamentoların daha da güçlenmesini savunuyor. Taban demokrasisisin güçlenmesinin Avrupa’yı demokratikleştireceğine inanıyor.
Sol Parti, göçmenler konusunda da “kapitalizmin işine yarar” göçmen alınması mantığına karşı olduğunu açıkladı. Sol Parti, Almanya’da doğmuş çocukların “çifte vatandaş” olmasını da savunuyor. Sol Partinin önerdiği başka bir yenilik ise, göçmenlere oy hakkı tanınması. Sol parti ayrıca, göçmenlere uygulanan üçüncü ülkeye geri gönderilme kuralını da kaldırmayı vaat ediyor, herkese çalışma hakkını savunuyor ve göçmen kamplarını kaldırmayı vaat ediyor.
BirGün Gazetesi / 8.9.2013

0 comments on “DÜNYANIN BÜTÜN ÇAPULCULARI BİRLEŞİN

Bir Yorum Yazın

%d blogcu bunu beğendi: